Yorum: Aplikasyon - Lauren Miller

 

Adı: Aplikasyon
Orijinal Adı: Free to Fall
Yazarı: Lauren Miller
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 408
Goodreads Puanı: 3.98
Seri: - 
Puanım: 4/5

Ya kiminle arkadaşlık edeceğini, hangi şarkıyı dinleyeceğini, kahveni nasıl içmen gerektiğini, kısacası nasıl bir hayat süreceğini söyleyen ve mutluluk garantili bir aplikasyon olsaydı?

Ya Özgürlüğün Bedelini Ödemek Zorunda Olmasaydın?
Apple ve Google'ın kullandığı tüm uygulamalar Gnosis adlı şirketin kontrolündedir ve şirket herkesin hayatını değiştiren bir teknolojik gelişmeye imza atmıştır: Lux; kişilere en iyi sonuçları sağlayacak kararları almaları için tasarlanmış bir aplikasyon.

Herkes gibi Rory Vaughn da mutlu, sağlıklı bir hayat sürmenin Lux'ın önerilerine uymaktan geçtiğini bilir. Elit öğrencilerin okuduğu Theden Akademisi'ne kabul edilinceyse mutluluğu garantilendiğini düşünür ancak hayaller okulunun parlak görüntüsünün altında yolunda gitmeyen bir şeyler vardır.

Bir gün Lux kullanmayan, yakışıklı North'la tanışan Rory, genç adamın farklı yaşantısından etkilenir ve kısa süre sonra Lux'ın tavsiyelerine uymamaya, onun yerine kulak vermemesi öğretilen iç sesi dinlemeye başlar. Bu kararı onu tüm dünyadan saklanan bir gerçeğe sürükleyecektir…

Aplikasyon’u ilk gördüğümde, arka kapak yazısının tamamını okumamış, sadece “Ya kiminle arkadaşlık edeceğini, hangi şarkıyı dinleyeceğini, kahveni nasıl içmen gerektiğini, kısacası nasıl bir hayat süreceğini söyleyen ve mutluluk garantili bir aplikasyon olsaydı?” cümlesine bakarak kitabı, Yabancı Yayınları’ndan çıkan Parazit’e benzetmiştim. Bu benzerlik de hoşuma gitmediğinden o dönem Aplikasyon’u okumaya başlamadım.

Kitabı yeniden ele almam dün oldu ve bu sefer kitabın tam açıklamasını okudum. Parazit’ten daha farklı olamazdı herhalde. (Ya da belki de olabilirdi, eğer iki kitapta da ana karakterin aile bireylerinden birinin durumla bağlantısı olmasaydı, tahminen birbirine iyice benzemezdi iki kitap.)

Kitaba daha en başından bağlandım. İlk iki bölüm biraz sıkıcı gelmişti; kızın okula kabul edilmesi, en yakın arkadaşıyla çok amaçsız görünen sohbetler, Rory’nin “Lux olmadan yaşamadığı” hakkında yapılan vurgular... Ama üçüncü bölüm, bomba gibi bir giriş oldu.

Çünkü bu bölümde, kitabın ana erkek karakteri North’la tanışıyoruz kdjdgs İşin şakası bir yana, yazarın bu bölümde yaptığı şeyler çok hoşuma gitti. Rory’nin North’la olan o tanışma sahnesi, birçok kitapta olanın aksine, gerçekte de böyle bir şey olabilirmiş gibi hissettirdi. Doğaldı. Ayrıca Paradiso’nun, müşterilerden Forum’da kendilerine düşük puan vermelerini istemesi çok hoşuma gitti. Okurken, “Aha işte bu çok hoş,” dedirtti kdjdj

Kurgunun ilerleyişi de bayağı hoşuma gitti. Bir genç kızın annesinin eski hazırlık okuluna gitmesinden nasıl dünya çapı bir komplo teorisine gittik, pek bir fikrim yok, ama yazar bunu bayağı aşamalı bir şekilde, insanı rahatsız etmeyen, düzgün bir ilerleyişle anlatmış. Bu tarihten bi 15-20 yıl sonrasını anlatıyor ve o yüzden anlattığı şeyler bize hiç yabancı değil aslında. Gerçekten de yıl 2030 olduğunda öyle şeyler olabilirmiş gibi hissettim kitap boyunca.

Gerçi kitap ilerledikçe ve biz “yeni okula gelen ve yeni insanlarla tanışan genç kız” olayından biraz daha farklı yerlere sürüklendikçe, Rory ve North’un ilişkisi biraz sönük kalmaya başladı. (Haklı olarak sönük kaldı, sonuçta kitapta daha önemli olaylar var.) Fakat ben ikiliden en başta aldığım elektriği alamamaya başladım. Sanki yazar, bir noktada, o ikisine eski önemi vermemeye başlamış gibi. (Ama çok belirgin veya kafaya takılacak bir şeyden bahsetmiyorum. Demek istediğim, biraz arkaplanda kaldılar ya da ben öyle hissettim.)

Ya bir de, sadece bu kitapla alakalı değil ama, ben 15-16 yaşlarındayken bu yaşlardaki gençlerin böyle büyük şeyler başarması hiç tuhaf gelmiyordu ama şu noktada 19 yaşındayım ve artık biraz zorlama geliyor? Yani demek istediğim, ben daha kendimi spora başlamaya ikna edemiyorum ve benden 3-4 yaş küçük birinin dünyayı kurtardığı fikrini kaldıramıyorum galiba djasdkj Böyle hisseden tek kişi ben değilimdir herhalde? (Di mi?)

Sonuç olarak, kurgusunu ve ilerleyişini beğendim, (bunu yukarıda söylemedim ama aslında kitap çok akıcıydı: dün bu saatlerde başladım ve bugün bu saatlerde bitiriyorum sonuçta), karakterler de genel olarak hoştu. Her ne kadar North’tan kitabın başında aldığım elektriği sonunda alamasam da djsdg Kendi türü içerisinde iyiler arasında bence Aplikasyon.

(Üzücü ama eğer ben bunu Parazit’i okuduğum dönem okusaydım kesinlikle Parazit’ten daha çok beğenirdim ve ben Parazit’e 5 puan vermiştim yanılmıyosam kdjdja Neyse artık.)

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

1 yorum:

  1. İlk kez görüyorum hiç gözüme ilişmemiş :)
    Oldukça açık bir şekilde yorumlamışsınız.Akızı olduğu kesin dün başlayıp bugün bitirdiyseniz ne güzel.Ben çocuklardan o kadar seri okuyamıyorum malesef :(
    Bu arada yolunuz düşerse kahve içmeye bana da beklerim. Kahve içer kitaplardan konuşuruz ;)

    YanıtlaSil