[Blog Tur] Athena'nın Günlüğü - 25 Temmuz 2015 | 3. Gün



Tüketilen yiyecekler: 2 köfte, 1 muz, 1 kase çorba, biraz salata, 6 sarma (az), gelen kargolar 1 (iyi), yeni kitaplar 3 (iyi), katılınan çekilişler 1 (normal), telefon konuşmaları 2 (güzel)

11.21 Uyanmak için ne kadar da kötü bir saat. Biraz daha erken uyansam olmaz mıydı sanki? Hiç de sevmiyorum geç kalkarak başladığım günleri. Gerçi, bazı arkadaşlarım akşama kadar uyuyor ama yine de... Çok tembel hissediyorum güne 10'dan sonra başladığımda ya. Gerçekten kötü bir his.

11.49 Kapı çaldı, kargo gelmiş. Kargoyu aldım adamdan, TC numaramı verip imza attım. Durdu durdu, "Geçen gün şubeye gelip diğer kargonuzu aldınız mı?" diye sordu.
"Evet," dedim. Şaşırmıştım, ama sadece biraz çünkü ne zaman kargo yurtiçi ile gelse, bu adam getiriyordu zaten.
"Buraya gelmişken onu da getireyim dedim de, şubede bulamadılar. Teslim alınıp alınmadığını da düşmemişler," dedi.
"Yok yok, aldım," dedim.
"İyi günler" ve "Kolay gelsin"ler eşliğinde gitti.

11.54 Artık ben de herkesin ölüp bittiği iki seriye başlayabileceğim!

11.58 Bir çekilişe katıldım. Tahminen çıkmaz ama amaaan. Profilime bir bakayım, eski gönderileri falan sileyim bari hazır başlamışken.

12.02 Gece gördüğüm ama hatırlayamadığım rüyadan kalma kötü bir his var içimde. Anlam veremiyorum. Bunun, dün herkese anlattığım olay ile bir bağlantısı olabilir mi? Hisleri kuvvetli bir arkadaşım olumsuz bir şeyler demişti, belki onun etkisinde kalmışımdır. Bu kadar korkmak normal değil, olamaz.

12.36 Ne demek okuduğum hikayenin sonuna geldim? Ne demek yeni bölüm yok? Nasıl yani?

12.59 Annemler pazardan geldi, dört kat eşya taşımalarına yardım ettim. Of, hava ne kadar sıcakmış ya. Sadece bu yüzden bile terden ölüyorum şu an. En iyisi duşa girmek ama birazdan, şimdi Ecmel'e yardım etmem gerekiyor. Canım ya. Çok seviyorum ben bu kızı.

13.08 Çok bir şey gerekmiyormuş, hemen bitiverdi.

13.50 Bir süredir babamla barbunya ayıklıyorum, ondan önce de annem için köfte kızarttım. Bugün kendimi aştım sanırım.

14.36 Halamlara gidecekmişiz. Belki karşıya kadar gitmişken D&R'a da bakarım. Dediklerine göre yabancı kitaplarda %70 indirim varmış. Bakmak lazım.

15.03 Annemler "Halanlara gidiyoruz, hadi hazırlanın!" diye sesleneli on dakika oluyor ve şimdi evden çıkıyoruz. Yolda D&R'a uğrayacağız.

15.32 D&R'da doğru düzgün kitap bulmak neredeyse imkansız. Hmm, bu da ne? Aaa, ben bu kitabı istiyordum. Hem de 15TL! Çevirisini satın almaktan daha ucuz bu.

15.45 Alışveriş merkezinden çıktık ve yoldayız.

22.49 Halamlardan eve anca döndük. Gün yine çok boş geçti, hiçbir şey yapmadım. Neyse, en azından yeni üç kitabım oldu. Gidip biraz okusam mı? Ya da... Aslında şu sıralar canım İngilizce bir şeyler yazmak istiyor ama bilemiyorum, daha Türkçe hikayelerimi tamamlarken zorluk çekiyorum. İngilizce zorlarmış gibi geliyor. Neyse.

23.17 Bütün gün boyunca - neredeyse - bir mesaj bekledim, hala gelmedi.


Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder