16 Aralık 2014 Salı

Adı: İki Hayat Arasında
Orijinal Adı: Between the Lives
Yazarı: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 320
Goodreads Puanı: 4.19
Seri: -
Puanım: 5/5

Mükemmel hayat mı?
Yoksa mükemmel aşk mı?
Sen seç. Sabine herkes gibi değildi. Kendini bildi bileli, iki hayatı vardı. Her yirmi dört saate bir Değişim geçiriyor ve her günü iki kere yaşıyordu. Mükemmel Hayat. Wellesley'de, Sabine istediği her şeye sahipti: cazibeli arkadaşlar, şık kıyafetler, başarılı bir okul yaşamı, herkesin birlikte olmak istediği bir sevgili ve göz kamaştırıcı bir gelecek... Mükemmel Aşk.
Roxbury'de Sabine'in bambaşka bir hayatı vardı: maddi zorluklar çeken bir aile, serseri arkadaşlar ve sırrı ortaya çıktığında başına gelen korkunç olaylar… Ama sonra Ethan'la tanıştı. Yakışıklı ve ilgi çekiciydi; üstelik Sabine, daha önce hiç kimse için böyle şeyler hissetmemişti.
Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine, bu nihayet mümkün gibi göründüğünde, amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney yapmaya başlamıştı. Ama kendisine inanan tek adamı ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi?

Kitap orijinal olarak alınacaklarımda değildi fakat şimdi düşününce, iyi ki almışım demeden edemiyorum. Yani okumasam çok bir kaybım olmazdı fakat okuduğum için mutluyum ve yine olsa yine okurum, gerçekten sevdim. Bu da fuarda aldığım kitaplardandı ve Filiz'in "Hakkında herkes çok iyi şeyler söyledi," tarzı bir yorumda bulunmasıyla listeme girmişti. Onun bana önereceği kitaplara güveniyorum çünkü kitaplar hakkında o kadar çok konuştuk ki, artık neyi severim neyi sevmem bence yeterince iyi biliyor. :D

Kitabın başları benim için biraz durgundu. Hikayesine girmeyi pek başaramamıştım çünkü yazar açıklamaları çok üstünkörü yapmıştı ve detayların eksikliği tıpkı Ruh Hırsızı'nda olduğu gibi bunda da zorlayacak gibi duruyordu beni; fakat okumaya devam ettim çünkü giriş bölümünden beni meraklandırmayı iyi başarmıştı. Ayrıca, bunu belirtmek istiyorum çünkü gerçekten hoşuma giden bir detay: Kitabın baskısını çok sevdim. Hani kapağıdır falandır, filandır değil; tamamen dışındaki karton kapağın karton kısmından bahsediyorum. Ne kenarları yıprandı ne de buruştu, ayrıca garip bir şekilde, dokununca hoş bir his yaratıyor içimde. Sevdim yani. :D

Olaylara tam olarak girdiğimi ve meraklanmaya başladığımı anladığım zaman 100. sayfadaydım ve o sırada kitabı okumaya devam edemeyecek olmak beni çok üzüyordu, çünkü her şey git gide meraklı bir hal almaya başlamıştı ve devamını kesinlikle öğrenmeliymiş gibi hissediyordum. Neyse ki bekleyişim çok üzün sürmedi de kitabı bir çırpıda bitirecek zamanı buldum. Olaylar dediğim gibi biraz durağan başladı, kafa karışıklığı ve ne olup bittiğini tam oturtamamış olmak beni biraz rahatsız etti falan ama, ne zaman kitabın içine girdim o zaman işler değişti. Karakterin iki hayatının birbirinden zıt yaratılmış olması ve içerdiği insanlar, beklentiler ve diğer şeylere baktığımda en sevdiğim karakterlerin hep Sabine'in tercih etmediği diğer hayatındaki insanlardan olduğunu görümüş olmak biraz garip gelmişti en başta, ama sonra bir noktada yazarın iki hayata da vazgeçilemeyecek bir şeyler eklemek istemiş olduğunu tahmin ettim.

Yazarın kitabı nasıl sonlandıracağını gerçekten merak etmiştim çünkü olaylar hem merak uyandırıcı hem de "normal" denebilecek bir şekilde ilerliyordu, bu da kızın iki hayatı olmasından kaynaklanan bir çelişki sayılabilir. Bir hayatında çok sıradışı şeyler olurken öbüründe mezuniyetini planlıyor ve annesiyle kahve falan içiyordu. Kitapta geçiyor muydu emin değilim ama paralel evrenlerin kullanıldığını, ve başarıyla kullanıldığını düşünüyorum. Kitabın en ilginç yanı zaten karakterin iki evren arasında gidip geliyor oluşuydu.

Bir de Ethan var tabii. Kitap iki dünya arasında gidip geldiği için aslında Ethan karakterini öyle fazla tanıma şansımız olmuyor, çünkü kız iki kere aynı günü farklı yerlerde farklı ailelerde tamamen farklı şekillerde yaşıyor, bu da kitapta kat edilen süreyi oldukça kısıtlıyor. Zaten 300 sayfa bir şey, seri de değil, o yüzden her iki hayattaki karakterleri oldukça az görüyoruz denebilir ve doğrusu yazarın kitabı, benim hem içten içe istediğim hem de yapacağını tahmin edemediğim bir şekilde bitirişi içime oturdu, çünkü bilmiyorum... Sanki orada kalıp devamında neler olacağını görebilecek olsam, kalmayı seçerdim gibi geliyor.

Oldukça kısa bir sürede bitirmiş olsam da sanırım karakterlerine bağlandım. Neden bilmiyorum. Belki de o çelişkiler ve sıkıntılar dolu ikili yaşamını sürdürürken Sabine'in duygularını anlamaya çalışıyor olmamdandı bu, belki de onun arayışını az çok kendimle bağdaştırmış olmamdan. Her ne ise, gerçekten benimsediğim bir yaşam ve karakterler oldu bu kitaptakiler. Ethan'ın ona inanıyor oluşu da ayrı hoştu, fakat zaten biz kızların hep takıldığı nokta erkek karakter değil midir? :P
"... Bu dünyada sen olmazsan paylaştığımız her anın hatırası kaybolacak. Sadece başkaları bizi gördüğü için varız. Varlığımın bir parçası..." yutkundu, "... önemli bir parçası, sadece sen burada onu gördüğün için var." - syf. 255
Kitap oldukça başarılı bir şekilde tam yerinde bitmiş de olsa, sonuna ulaştığımda "Keşke bitmeseydi," dedim. Eğer birkaç yüz sayfa daha yazılmış olsaydı bu kitaptan okurdum ve sıkılacağımı da sanmıyorum. Ortalama bir kitap beklentisiyle başlamış olduğumdan, karşılaştığım şey beni oldukça sevindirdi ve eğlendirdi. Doğrusu, bu tür bir kitabı okuyup sevebilecek herkese okumasını öneririm; ben, kısaca söylemek gerekirse, çok sevdim. Sonunda olanları tam olarak tahmin edememiş olmak da gerçekten hoşuma gitti ve kitabın bitişi içimi oldukça ısıttı.

4 yorum:

  1. O son sahne beni de bitirdi. Açık kapı bırakıldı gibi hissettim ben. Gerçi seri değilmiş ama yazar bir sürpriz yapıp hepimizi şaşırtabilir. Ethan'ı biraz daha tanımak isterdim, içimde kaldı. Dediğin gibi iki hayat arasında geçişler olduğu için 300 sayfaya tüm karakterleri sığdırmaya çalışmış. Ama ben beğendim, okuduğuma da pişman değilim. Otursam tekrar okurum yani. ;) Hele o son sahnede Ethan'ı görmek "neden bitti bu" kitap dedirtiyor insana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence yazar o sürprizi yapsın, ben cidden Ethan ve Sabine'in o ikinci dünyadaki ilişkisini okumak istiyorum; ve ben de beğendim zaten kitabı ama 300 sayfa o tüm karakterler için yeterli gelmedi bana. Eğer detaya girseydi ve olayları daha derinlemesine işleseydi hem daha tatmin edici olurdu hem de daha uzun süre görmüş olurduk Ethan'ı :D

      Sil
  2. Bence yazar ikinci kitap için düşünmeye başlasın diyormuşum :D Dediğin gibi kitap yetmedi, doyamadık Ethan'a ;) Ethan ve Sabine'in ikinci şansını merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  3. Kitabın konusu çok hoşuma gitti ama sırf orada ki aşk mı mükemmel hayat mı sorusu yüzünden almıyorum. Biliyorum ki kız kesin aşkı seçecek bende bu yüzden delu olacağım kitap boyunca. Bir yazarda Romeo ve Juliet fanı olmasın bir yazarda mutlu son yazmasın.


    Herneyse, seni bir mimde etiketledim. Belki bilmek bakmak istersin diye buraya bırakıyorum.http://afroditinguncesi.blogspot.com.tr/2014/12/fruit-mim-mim-mim1.html?m=0

    YanıtlaSil

http://athenaninguncesi.blogspot.com.tr/ Kunai