16 Haziran 2015 Salı



Adı: Kötü Kızlar Ölmez
Orijinal Adı: Bad Girls Don't Die
Yazar: Katie Alender
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı:
Goodreads Puanı:
Seri: Bad Girls Don't Die #1
Puanım: ★★★☆☆

TANITIM

"İşler ne kadar kötüye giderse gitsin, her zaman daha kötüsü olabilir..."

Alexis sorunlu lise yılları geçiren tipik bir öğrenci olduğunu düşünüyordu. Problemli evlilikleriyle uğraşan bir aile, oyuncak bebeklerine kafasını takmış on iki yaşında bir kız kardeş ve kendisinin anti-sosyal, anti-ponpon kız tutumu…

Kız kardeşlerin birbirine yakınlaşmasını sağlayan bir olay sonrasında Alexis, sorunlu hayatının tehlikeli sulara doğru hızla kaydığını fark etmişti. Kız kardeşi Kasey her zamankinden de tuhaf davranıyordu: Mavi gözleri bazen yeşeriyor, oldukça eski kelimeler kullanarak konuşuyor, hatta zaman zaman kendindent geçiyordu ve bu tuhaf davranışlarının farkında bile değildi. Oturdukları eski evde de garip şeyler oluyordu: kapılar kendi kendine açılıp kapanıyor, yanmayan ocakta duran su kaynıyor ve fişe dahi takılmamış havalandırma evi buz gibi yapıyordu.

Alexis tüm bunların kendi aklının bir oyunu olduğuna inanmak istiyordu ama basit yanılsamalar olarak düşündüğü bu olaylar giderek ailesi, kendisi ve öğrenci başkanıyla arasında tomurcuklanmaya başlayan ilişki için tehdit oluşturmaya başlamıştı. Alexis, Kaseyi durdurabilecek tek kişiydi ama ya, bu yeşil gözlü kız artık Kasey değilse? 

YORUM

Kitap hakkındaki düşüncelerimi toparlamakta son derece zorlanıyorum... Okudum, üzerinden birkaç kitap daha geçti - sonrasında yazıyorum bu yorumu - fakat hala kitabı tam düzgün bir şekilde nasıl değerlendiririm, emin değilim. İlk defa bu tip bir kitap okuyorum ve kitap okurken birçok sahneyi aklımda, hayali aktörlerle canlandırdım. (Yanılmıyorsam okurken böyle yapan tek Olimposlu da değilim.) Kitap çok görseldi benim için yani :D

Olaylar mükemmel bir sıralamada ilerledi ama size bu sıralamayı söyleyerek spoiler vermeyeceğim! :P Zaten kitabı okumaya başladığınız gibi sonunda neler olacağını az çok tahmin edebiliyorsunuz. Minimal bir şaşırtma var içinde yani. O yüzden orayı da söyleyerek sizin için kitabı mahvetmeyi reddediyorum :D

Kitabın beni korkutacağını düşünerek okumaya başlamıştım ama belki gün ışığında başlayıp bitirmiş olmamdan, belki de bütün o "ele geçirilmiş kız kardeşler" ve "ürkütücü oyuncak bebekler" temasının bana direkt işlemiyor oluşundan, pek korktuğum söylenemez. Eğer kitabın ana karakterinin yerinde hissetmiş olsaydım kendimi okurken, deli gibi korkacağıma ne şüphe: sonuçta benim de benden küçük bir kardeşim var ve eğer onun odasında 2398450124 adet oyuncak bebek olsaydı... Eh, rahat rahat o mekana giremezdim; öyle diyelim :D 

Olaylar biraz fazla mükemmel bir şekilde birleşiyordu kitabın sonunda ve bu insana, yazarın her şeyi eliyle oraya yerleştirdiği izlenimini veriyordu. Evet tamam, gerçekten öyle yaptı ama... of anlatamadım sanırım. Neyse :D 

Kitabın dili son derece akıcı, okumak hiç uzun sürmüyor; ayrıca okurken hiç sıkıldığımı da hatırlamıyorum. Bazı sahnelerde Carter'ın şirinlikleri nedeniyle onu ısırasım geldi, - bu ısırmak kelimesi de bana Apollon'dan geçti... Yaptığını beğendin mi Niyo? - bazı sahnelerde ise Alexis'in kafasını bir yerlere sürtmek istedim çünkü son derece aptal davranıyordu. Ama onu da suçlamamak lazım, 15 yaşındaki beni düşünüyorum da... Haa, aklıma gelmişken. Kitaptaki karakterlerin genellikle 15-16 yaşlarında olması nedeniyle Carter ve Alexis arasındaki iletişim o kadar şirin, o kadar masumdu ki, son zamanlarda Teen veya YA kitaplarda gördüğümüz bütün o yoğun "ilişki"den sonra insanı ferahlatıyordu bence.

Ana karakter olan Alexis biraz yalnız birisi. Pek fazla arkadaşı yok ve çevresindekilerden onu ayıran, belirgin özellikleri var. (Mesela: pembe saç) O yüzden kitabın ilerleyişi süresinde kendini "aşması" ve yeni, bilinmeyen yerlere adım atması onun yaşananlardan sonra biraz da olsa büyüdüğü hissiyatını verdi bana. Ki bu da normal, kimse sonsuza dek 15 yaşında kalmıyor :D 

ALINTILAR






1 yorum:

  1. Aaah, ah. Bir türlü elime geçiremedim bu kitabı. Sipariş ettim ama, şimdiye kadar hiç bir kıtabı bu kadar heyecanla beklediğini hatırlamıyorum. Umarım beğenirim! :)

    YanıtlaSil

http://athenaninguncesi.blogspot.com.tr/ Kunai