Beni Bırakma (Shatter Me, #2) - Tahereh Mafi | Yorum


Adı: Beni Bırakma
Orijinal Adı: Unravel Me
Yazarı: Tahereh Mafi
Yayınevi: HarperCollins (Dex)
Sayfa Sayısı: 480
Goodreads Puanı: 4.31
Seri: Shatter Me #2


TİK TAK TİK TAK
SAVAŞ.
BAŞLAMAK.
ÜZERE.
Juliette, sonunda Omega Noktasına ulaştı. Onu seven ve özel yetenekleri olan insanların yasadığı, yeraltı direnişinin merkezine.
Yeniden Kuruluştan ve silah olarak kullanılmanın verdiği acıdan kaçmayı başarmıştı. Artık Adam'ı sevmekte özgürdü. Ama ölümcül dokunuştan asla kurtulamayacaktı; düşündüğünden de çok onu isteyen Warner'dan da.
Bana Dokunma ile başlayan nefes kesici serinin bu bölümünde, Juliette yaşamını değiştirecek kararı vermek zorunda. Asıl istediği ile olması gereken arasında bir seçim yapmalı ve sonucun tüm yaşamını değiştireceğini unutmamalı.
Kalbi ve Adam'ın yaşamı arasında korkunç bir seçim Juliette'i bekliyor.


Hızımı alamadım ve kitaba başlama konusundaki isteksizliğimi yenerek - evet, garip bir şekilde istemiyordum bu ikinci kitabı okumak - seriye kaldığım yerden devam ettim. Doğru düzgün seri bitirmeyeli o kadar zaman oldu ki, yakında Shatter Me'yi bitireceğime şaşırıyorum. (Elbette bitireceğim: Bu akşam Fracture Me'ye başlamayı düşünüyorum mesela.) Araya kitap veya zaman sokmadan seri okumanın ne kadar güzel, tatlı bir his olduğunu unutmuşum sanırım. Ne de olsa bundan önce bitirdiğim en yakın seri Mara Dyer'dı ve ondan öncesini hatırlamıyorum bile...

Aslında kitap hakkında söyleyebileceğim çok bir şey yok sanırım. Yazar, harika ötesi anlatımıyla Juliette'in hikayesini anlatmaya devam ediyor ve ben çeviri okumadığım için, o konuda da bir yorum yapmam pek mümkün durmuyor. Zaten seriyi artık harika bir seri olduğu için değil - ki gerçekten harika bir seri - sadece Warner'ı görebilmek için okuyor gibiyim... Warner'a duyduğum sevginin artamaması gerekiyordu bir noktadan sonra fakat bu kitaptan sonra öğrendim ki, artış hala mümkünmüş. Aynı şekilde, bir insan Adam'a hiç mi sevgi duyamaz? Yok arkadaş. Serideki üç farklı kitabı okudum, hala aynı. Hala aynı. Hatta üşenmedim, oturdum bir grafik hazırladım bunu göstermesi için. Ve beni bilen bilir, üşenmemek benim için büyük bir olay :D


Seri devam ettikçe eğer üşenmezsem görseli güncellerim ama üşenmem o kadar büyük bir olasılık ki, güvenmeyin bana pek bu konuda :D

Kitaptaki olaylar tam gaz devam ediyor, benim Warner'a duyduğum aşk dışında da sanırım bu kitapla ilgili ilginç bir şey söylemem pek mümkün değil. Çok uzun süredir bir karakteri bu kadar sevmemiştim sanırım ya. Hani elbette sevdiklerim oldu, ama eğer serinin devam kitabında (son kitap yani) Warner'ın başına korkunç bir şey gelirse ve/veya Juliette ona kötü bir şey yaparsa kitabı okumayabilirim bile, o derece... Evet evet, biliyorum. Alışılmış bir durum değil bu. :D

Bu kitapta Warner'ın babasını daha iyi tanıyoruz ve psikopatın teki, orada ilginç bir şey yok. Juliette, kitabın başında hala biraz ürkek olsa da kitabın sonu öyle bir yerde bitti ki, devamda ne olacak cidden en ufak bir fikrim yok. Kızımız gerçekten çok değişti bu kitap boyunca ve ister istemez heyecanlanıyor insan. (Evet, kitapta Warner dışındaki şeylere dikkat ettiğim de oldu.) Savaş sahneleri olsun, karakterler arası iletişimler olsun, son derece özenli bir şekilde yazılmış ve insan okurken duygulanmadan edemiyor. Juliette'in zihni içinde olması zor bir yer - kızın düşünceleri son derece karmaşıklaşabiliyor ve çok zorlayıcı boyutlara varabiliyor...

Ya aslında, kitaptaki sahnelerden bayıldığım birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum fakat spoiler niteliği taşıyacakları için söyleyemiyorum. Sadece, yazarın iki A'yı birbirine bağlama yöntemini çok klişe bulduğumu söyleyebilirim sadece. Gerçekten... O kadar harika bir şekilde ilerleyen bir seride, böyle bir klişeyi görmek üzücüydü. Hiç sevmediğim bir bağlama ve drama yöntemi de bu. Ne olduğunu söylemeyeceğim :P Okuyan anlamıştır zaten.

Bir de, biri çıkıp bana Warner ve Juliette arasındaki ilişkinin çok klişe olduğunu henüz söylemedi ama söylese bile ona hak vermeyeceğim ama evet çok klişe. (Bu seri hakkında konuşurken böyle bir şey yapmasam içimde kalırdı :D) Ama iyi yazılmış klişelere aşık biri olarak, Warner'a da aşık olmayı sürdürüyorum... O tip bir karakteri hakkını vererek yazmak gerçekten zordur ve Tahereh Mafi bunu bence gerçekten başarmış.

Ya kitabın distopik yanından da bahsetmek istiyorum fakat o kadar odaklanamıyorum ki oraya. Gerçekten olmuyor yani. Bir kere kafayı bir karaktere taktım mı, kitabın genel hatlarına pek ilgi duyamıyorum ve bu durum aslında bu kitaba haksızlık ama elimden bir şey gelmiyor :/ Sanırım bu yazıyı "Unravel Me Yorumu" yerine "Ezgi'nin Warner'a Olan Sevgisi" falan yapmalıydım da neyse artık :D 

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder