5. Dalga (The Fifth Wave, #1) - Rick Yancey | Yorum


Adı: 5. Dalga
Yazarı: Rick Yancey
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 464
Goodreads Puanı: 4.15
Seri: The Fifth Wave #1
Puanım: 4/5


1.Dalga Dünya Karanlığa Gömüldü
2.Dalga Sadece Şanslı Olanlar Kurtuldu
3.Dalga Sadece Şanssız Olanlar Sağ Kaldı
4.Dalga Tek Bir Kural Geçerliydi: Kimseye Güvenme
5.Dalga Artık Kimse Ne Olacağını Bilmiyor
Uğrunda yaşadığımız her şeyi yok ettiler. Şimdi de uğrunda öleceğimiz şeylerin peşindeler!


Bu kitabı aldığım gibi okuma şansı edinememiş olduğum için üzülmeyeceğim çünkü normalde kitaplığıma eklediğim bir kitabın bitirilme süreci bunun yaşadığının on katı kadar uzun, sıkıcı ve zor oluyor. Bunu sanırım 5-6 günde bitirdim; yine kötü sayılmaz. Bir kitabı yaklaşık bir haftaya yaymanın en kötü sıkıntısı, sonuna geldiğin noktada başında yaşadığın hisleri unutma olasılığının artmış olmasıdır. O yüzden genelde başlamamın üzerinden iki hafta falan geçmişse, tekrar başlarım o kitaba; sadece başında yaşananları hatırlamak için.

Bu kitabı bir blog turunda görmüş, D&R'da da satışta olduğunu görünce öylesine alıvermiştim. Ne süslü bir hikayesi var, ne de ilk görüşte gözümü yakalamışlığı. Sadece para harcamak istediğim bir günde karşıma çıkmış olduğu için aldığım, eğer beğenmeseydim de büyük bir para israfı olacak bir kitaptı kısacası. Beğenmiş olmam iyi bir şey yani.

Normalde, bir kitabı okuma ve üzerine düşüncelerimi yazma sürecinde başkalarının o kitapla ilgili düşüncelerini okumam; çünkü başka düşüncelerin zihnimde yer edinmesi demek, benim olmayan hisler ve fikirlerden etkilenmem demek. Bu noktada da kitabın Goodreads'teki açıklamasını bu sayfaya koymak için alırken, çok istemsiz bir şekilde bir yoruma takıldı gözüm ve bu yorum, kitabı bir "uzaylı Alacakaranlık"a benzetiyordu. Aklımda bu fikirle sonuna kadar geldim ve bir noktada da haksız sayılmaz, tek fark, kitabın sadece o benzetmeden ibaret olmayışıydı.

Kitapta tek bir hayat anlatılmıyordu, o yüzden Cassie'nin hayatındaki, "olası klişe" olaylara odaklanmadığım zaman, onların rahatsız edici olma potansiyellerini bir kaşık suda boğmuş oluyordum. Karakterlerin ve mekanların, zaman aracılığıyla gerçekten ustaca kullanıldığını düşündüğüm bir roman oldu. Yazar kısımlar ve karakterler arası geçişleri gerçekten doğru zamanlarda ve noktalarda yapmıştı; amatör bir yazar olarak etkilendim ve bu kullanım, zihnimin bir kenarına istemsizce not edildi. Bu konuda elimden bir şey gelmiyor... *-*

Karakter geçişleriyle ilgili tek sıkıntımı ilk geçişte yaşadım; yazar karakterin, mekanın falan değiştiğini belirtecek hiçbir işaret koymamıştı ve sadece "Kısım 1"den "Kısım 2"ye geçtiğimi biliyordum. Bir süre, "Cassie buraya nasıl geldi?" ve "Şimdi ne oluyor?" ve "Bu da kim?" sorularıyla boğuştum, en sonunda bir noktada karakterin kız kardeşinden söz ettiğinde anladım bu kişinin Cassie olmadığını; "Cassie'nin bir kız kardeşi yok ki!" Beklemediğim için böyle bir şeyi algılamam da biraz zor oldu doğal olarak...

En sonunda deri dönüp baştan okudum o kısımları, ve zaten önceden öğrenmiş olduğumdan, bir dahaki karakter geçişlerinde aynı zorluğu yaşamadım. Normalde birkaç farklı karakterin ağzından anlatılan hikayeleri sevmem fakat bu karakterler farklı mekanlarda, farklı insanlarla beraber olduklarından ve onların ne yaptığını okumak sıkıcının aksine heyecanlı ve merak uyandırıcı olduğundan hiç rahatsız olmadım. 

Normalde seri kitaplarıyla ilgili sıkıntım, ilk kitapla ikinci kitap arasının oldukça açılması nedeniyle seriyi unutmam tarzındandır fakat The Fifth Wave'in ikinci kitabı bir yıl sonra bile çıksa alırım diye düşünüyorum; tabii bu düşüncem ne kadar doğru, kesinlikle tartışılır. Sonuçta kitabı bitireli en fazla yirmi dakika oldu. Bir yıl geçsin, sonra bakalım diyeceğim fakat Pegasus Yayınları genelde kitapların devamlarını geciktirmiyor, bu açıdan mutluyum. Bu yorumumu denemek istemezdim.

Gelelim kitabı önerip önermediğime... Şahsen okurken eğlendiğim, zamanın nasıl geçtiğini anlamakta zorluk çektiğim bir kitap olmasına rağmen böyle aşırı beğenmedim. Hani beğendim, fakat boş zamanlarda okunabilecek bir kitaptı; bende o "Her yere yaymalıyım!" heyecanını uyandırmadı. O yüzden benden öneri açısından sakin bir evet alıyor, fakat aynı zamanda yanında da bir not var: okunması zorunlu değildir.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder