Atlantis Riptide (Lost Daughters of Atlantis, #1) - Allie Burton | Yorum

Adı: Atlantis Riptide
Yazarı: Allie Burton
Yayınevi: Smashwords
Sayfa Sayısı: 298
Goodreads Puanı: 3.79
KİTABIN TÜRKÇE ÇEVİRİSİ BULUNMAMAKTADIR.

Sixteen-year-old Pearl Poseidon ran away from the circus tired of her adoptive parents’ abuse of her special skills. As a runaway, she craves anonymity but when she saves a small boy from drowning she draws attention to herself and her special abilities. Boardwalk employee and aspiring investigative reporter, Chase Thomas, helps her with the rescue and witnesses her amazing dive.
Now, he has questions. And so do the police.
Unbeknownst to Pearl, a battle rages under the Pacific between Loyal and Non-Loyal Atlantean forces and each side wants to use her powers for their cause. Will the commotion in the ocean expose her secrets to the world? Will Chase’s reporter-determination ruin their chance for a real relationship? Will staying near the ocean she loves catapult into a battle royale?

Bu kitap Smashwords'ten indirdiğim, serinin ilk kitabını bedava alabildiğim serilerden birinin ilk kitabıydı ve bilmiyorum; kitaba başlarken ne bekliyordum, şimdi ne düşünüyorum, gerçekten bilmiyorum. Aklımda sanırım bir sürü düşünce var fakat hepsi dağınık bir halde çünkü kitap da bana biraz dağınık geldi. Neyse, hiçbir şeyin acelesi yok ve düşüncelerimin hepsini tek tek anlatabileceğim.

Öncelikle bu kitabın bedava olması iyi bir şeydi çünkü para verip almış olsam üzülürdüm. Evet, devamında ne olacağını merak ediyorum ve oldukça kısa bir sürede de sonuna geldim; fakat bu kitabın kısalığından ve fazlasıyla hikayevari olmasından kaynaklanıyordu. Zamanımın çoğunu geçirdiğim hikaye-kitap sitesi Wattpad'de okuyacağım bir şeye benziyordu; para verip alacağım bir şeye değil. Tamamen boş zamanlarda okunabilecek, öylesine bir kitaptı bence. Ne öyle mükemmel bir kurgusu vardı, ne sağlam karakterleri. Tam anlamıyla "eh" bir kitaptı benim için.

Chase karakteri Pearl'in sırlarını fazla hızlı kabullendi ve o ikilinin yaşadığı ilişki yıldırım nikahlarını andırıyordu bana; fazla hızlıydı her şey kısacası. Bir sahneden diğerine geçişlerde bile yazarın acele içerisinde olduğunu düşünmeden edemedim; bir an Pearl ve Chase hayatları için birileriyle savaşıyorlar, öbür an kraliyet sularında Pearl'in asıl kaderini öğreniyorlar. Bu tür hızlı gelişen kitapları sevmem ve bu kitaba da yakışmıyordu bu hız bence; eğer bazı şeyleri ağırdan alsaydı yazar ve detaylandırsaydı, çok daha başarılı bir kitap olabilirdi bu.

Aynı zamanda kızın çevresinde olan olaylara karşı hissettiği o sorumluluk duygusunu da abartı buldum. Bindikleri feribotun motoru bozuluyor ve kız kendini suçlu tutuyor; sırf su altında nefes alabiliyor ve başkalarına da bu özelliği verebiliyor diye diğerlerini "kurtarmak zorunda" hissediyor kendini. Sen bunu yapamayan normal bir insan olsaydın hepsi ölecekti, onları kurtarmak senin gören değil! diye bağırasım geliyor kitabı okurken. Bunu da hiç anlamam; neden kitaplardaki "normal olmayan" güçlere sahip bütün karakterler insanlığı kurtarma isteğiyle yanıp tutuşurlar? O feribotun bozulmasıyla kızın hiçbir alakası yoktu, yine de kendi üstlendi sorumluluğu. Anlıyorum duyarlılık iyi bir şey, ama bunun artık aptallık derecesine ulaştığını düşünüyorum. Bilmiyorum, iticiydi.

Kitabın dilini de fazla yapmacık buldum. Başlarda okurken sürekli takıldım, bir türlü içine giremedim, pek akmadı benim için. Sonrasında ancak hikayenin içine girmeyi başardıktan sonra, hızlı olay örgüsü sağ olsun, ilerlemeyi başarabildim. Bir şey daha, tüm karakterler bir şekilde "Aaa, sen de mi öylesin!" tarzı ifadelerde buluşuyordu; yani yazar yeni karakter eklememek için resmen önceki karakterleri yeniden dönüştürmüş, karakter geri dönüşümü diye bir şey varsa onu yapmış. Bir kitapta sadece bir avuç karakterin olmasını sevmediğimden bu da rahatsız etti beni.

Son bir şey; kitabın başı fazla uzatılmış, sonuysa aceleye gelmiş gibi hissettim. Kızın Mermaid Beach'e gelişi ve Chase'le tanışması, sonra onların arasındaki ilişkide olan olaylar falan filan derken kız birden kendini taraflararası bir savaşta buldu fakat bu Atlantis olaylarıyla ilgili hiçbir altyapı duymadık. Bilgilerimiz oldukça sınırlı ve bu kurguda büyük bir boşluk yaratıyor bence. Eğer yazar Atlantis kısmında daha vurgu yapmış olsaydı belki daha çok sevebilirdim.

Şimdi diyeceksiniz o kadar şeyi sevmediğini belirttin, ama kitaba neden eh diyorsun diye; ben de bilmiyorum. Yani kitaptan tam anlamıyla nefret etmedim, hatta okurken eğlendiğim noktaları da oldu, fakat olumsuzluklar benim için fazlasıyla ortada, fazlasıyla belirgin olduğundan kitaba 2.5 bile veremiyorum. Tam bir 2. Ve önerir miyim kısmına gelirsek; hayır. Sadece az çok eğlenerek zaman geçirmiş olacaksınız, hani çok bile eğlenmeyeceksiniz. Bunu okuyacağınıza gidin daha eğlenceli kitaplar okuyun bence.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder