Bir Cinsel Sapığın Gizli Hayatı (Yaşanmış Suç Öyküleri, #1) - J. Alexander Bokin | Yorum

Adı: Bir Cinsel Sapığın Gizli Hayatı
Yazarı: J. Alexander Bokin
Yayınevi: Yirmdört Yayınları
Sayfa Sayısı: 128
Goodreads Puanı: -

Dünyanın birçok yerinde her gün yüzlerce, binlerce suç işleniyor. İçlerinde öyle olaylar var ki; toplumu derinden etkiliyor, insanları sarsıyor ve yaşamı yeniden sorgulatıyor. Suç ve suçlu, insanlarla birlikte yaşıyor. Bu olayların birçoğu, sinema, TV ve edebiyatın konusu oluyor. 
“Yaşanmış Suç Öyküleri” dizisindeki olaylar; ABD başta olmak üzere, bir çok ülkeden seçildi. Kitaba alınan olaylar; yaşandığı ülkede toplumu sarsmış; örnek oluşturmuş; suçun oluşum ve yargılama süreçleriyle topluma mal olmuş suç öyküleridir. Olaylar ve insanlar gerçektir. Kurgulanmasına karşın, bir belgesel tadındadır.

Kitabın arka kapak yazısı onun kurgulanmış olduğunu söylese de, kitapta yaşanan olaylar ve insanların gerçekliği bu kitapta anlatılanların kurgu sınırlarından çıkmasına neden oluyor bence. Öncelikle, kitabın adının yanlışlığından söz etmek istiyorum; sonra zaten anlatıma gelirim bir şekilde. 

Kitabın adı "Bir Cinsel Sapığın Gizli Hayatı" olmasına karşın, içeriğe bakıldığında üç suçlunun hayatından bahsediliyor. Birincisi başlıkta gördüğümüz cinsel sapık ve aynı zamanda kitabın yazarının kuzeni (ki bu konuyu oldukça ilginç buldum. Kitapta, yazarın kuzeninin adı Jack Alexander Bokin olarak geçiyor, bu kitabın yazarı olarak gösterilen ismin de bu olduğunu fark etmemek çok güç. Aynı zamanda ben bu kitabı internette aradım biraz ve hakkında hiçbir şey bulamadım... Sanki kitabın sadece Türkçe versiyonu varmış gibi!), Charles Peace ve Madalyn Murray O'Hair cinayeti.

Kitabın %50'den daha büyük bir kısmının Charles Peace ve hayatına, onunla beraber gezen uzun suç listesine ayrılmış olduğu düşünülürse bence kitabın adı da bu suçlunun anısına verilmeliydi; sonuçta Bokin ve O'Hair kısımları toplasanız 50 sayfa anca edermiş gibi duruyorlar. (Elbette o kadar az değildir fakat işin Peace kısmına bakınca gerçekten kısalar.) Yani isminin oldukça yanıltıcı olduğunu düşünüyorum.

Onun dışında, tanıtımda da dediği gibi oldukça belgeselvari bir anlatımı olan bir kitaptı ve eğer boş vakitlerimde birkaç sayfa birkaç sayfa okumam gerekmemiş olsaydı, birkaç saat içerisinde bitirebileceğim, akıcı bir anlatımı vardı. Aynı zamanda ilginç üç olaydan bahsediyordu; bu tür cinayet ve suç olayları, hele gerçekse, olduktan bilmem kaç yıl sonra bu tarz bir dille anlatılınca, sizin de okuyup meraklanmaktan başka çareniz kalmıyor. 

Dürüst olacağım, ilk hikaye oldukça rahatsız ediciydi. Cinsel sapık olan hikaye oydu ve Bokin'in kadınlara yaptığı; aynı zamanda yaptıktan sonra yanına kalanları gördükçe "Bu tür insanlar gerçekten olamaz," dedim birçok kere. Aynı şekilde Bokin'inkinden sonra Peace'i okumaya başladığımda, bir noktada arkadaşıma anlatırken şunu dediğimi anımsıyorum: "Çok bir şey yok, henüz sadece bir cinayet işledi." Tabii Peace bu lafımı üzerine alınmış gibi, okudukça ne kadar uzun bir suç listesine sahip olunabileceğini gördüm sanki.

O'Hair durumu biraz daha farklıydı fakat hepsi gibi onu da merakla okudum ve bitirdim. Kitabın kurgu sayılamayacağını düşündüğümden ve eleştirilecek pek bir yanı olmadığından, aslında tam olarak ne diyebilirim bilmiyorum. Gerçekten sevdiğim ve eğer serinin devamı çıkmış olsaydı alıp okuyacağım bir kitaptı fakat anladığım kadarıyla kitap yok. Aslında okuduğum şey bir illüzyon. (Ya da internette araştırma yapabilme kabiliyetim oldukça düşmüş. Eğer arayıp bulursanız, bana yorumlarda link falan bir şeyler atabilir misiniz?)

Bu tür gerçek davalara meraklı meraksız herkesin okuyup heyecanlanabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum ve gerçekten çok, çok hoşuma gitti. Kesinlikle tavsiye ediyorum; hayatta bu tarz insanların da olduğunu bilmek gerekiyor bence. Kocaman bir EVET diyorum bu kitap için. Beni heyecanlandırmamış olabilir belki, fakat bu heyecan eksikliğini birçok noktada telafi ediyor. Okuduğum için asla pişman olacağımı sanmıyorum.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder