Fallen Souls (Realm of the Claimed, #0.5) - Linda Foster | Yorum

Adı: Fallen Souls
Yazarı: Linda Foster
Yayınevi: Glass House Press
Sayfa Sayısı: 60
Goodreads Puanı: -
TÜRKÇE VERSİYONU YOKTUR.
NETGALLEY KİTABIDIR.

Ash never thought going to a party could be dangerous. He certainly never thought it would change his life. But when a man with red eyes begins following him – and his sister – he realizes he was wrong. Soon they’re running, leading the man on a desperate chase over icy roads.
When Ash crashes his car, nearly killing his sister, the red-eyed man offers Ash a choice – save his sister, but pay the highest price possible. Bring Grace back to life, at the cost of his own soul.
Suddenly, Ash is facing a choice he never sought. But will he use that choice to save his sister? And if he does … what will it mean for Ash himself?
***
Someone has started a revolution in Heaven, his betrayal and lies tearing the fabric of the angels apart. Things are coming quickly to a head, and before long the angels will find themselves at war … with each other. Friends and allies will turn against each other, each choosing their own side of right and wrong.
If that happens, the world as they know it will end.
It's up to Kali, protector of angels and humans, to stop the treachery before war breaks out and peace is shattered forever. But how far is she willing to go to save the lives of the angels? Will she turn against her own dearest friend to save her world?
And if she does … will anything be left for her to come home to?
***
Join Ash and Kali on their individual adventures as we see what – and who – led them to find each other in Soul Bound, the first book in the Realm of the Claimed.

Öncelikle söylemeliyim ki, bu kitabın bir parçası olduğu serinin, yani Realm of the Claimed'in ilk kitabını okumadım. Şimdi siz neden okumadığın serinin "novella"sını okuyorsun diye sormadan önce nasıl bir fail yaşadığımı anlatayım: Canımın sıkıldığı bir gün NetGalley'e girdim ve ilginç duran, kapağını da beğendiğim birkaç kitaba başvuruda bulundum; sonra bu kitaptan kabul geldi ve Goodreads'te "now-reading" olarak sınıflandırmak için adını arattığımda, aslında bir serinin novellası olduğunu gördüm.

Tabii kitabı okumaktan vazgeçmek için biraz geç bir noktaydı, çünkü NetGalley'de size gelen kabul sayısıyla geribildirimde bulunduğunuz kitap sayısının oranı tutuluyor ve %50'den yüksek bir oran olması tercih ediliyor; bu da bana gelen 3. kabuldü ve ben sadece bir tanesini okumuştum. (Endgame: The Calling) Bu yüzden kısa olduğunu da görünce bunu okumaya karar verdim. Pişman mıyım? Hayır.

Şöyle ki, seriyi okumamış biri olduğum halde kitap ilgimi çekmeyi başardı. 60 sayfacık, kısa bir kitap olması hiçbir şeyi değiştirmiyordu bu noktada da. İçinde seriyle bağlantılı iki kısa hikaye vardı ve anladığım kadarıyla serinin iki ana karakterinden bahsediyordu. Biri Kali, diğeri de Ash. İkisinin bir araya gelmeden önce yaşadığı maceraları (ya da "olayı") anlatan bu hikayeler aslında beni serinin ilk kitabını okuma konusunda teşvik etti, eğer ekitap halini bulabilirsem bir yerlerde okuyacağım, çünkü Türkiye'de sattıklarını pek sanmıyorum...

Dili kolaydı, karmaşık pek bir yanı yoktu yani, ve karakterler sevilesiydi; hiçbir şekilde "neden böyle karakterler yazıyorlar" tarzı bir düşünce içine girmeme neden olacak bir karakter yoktu. Kötü karakterleri bile sevdim, özellikle Adrian'ı, (Kali'nin eski arkadaşı). Ama kötü karakterlerin zaten genç kızlar üzerinde hep bir etkisi olmuştur, o yüzden pek takılmamak gerekiyor o noktaya. Ash de fena değildi aslında, fakat eğer doğru hatırlıyorsam 15 yaşındaydı. (17 de olabilir, o zaman işler değişir.) Benden küçük karakterlere ilgi duyamıyorum... üzgünüm Ash! Ash'in ablası Grace'i de çok sevdim ve başına neler geldiğini merak ediyorum çünkü çok garip şeyler oldu en son.

Kısa bir yorum oldu fakat kitap da oldukça kısaydı; diyebileceğim başka bir şey içermiyor pek. Sevdim, güzeldi ve serinin ilk kitabını da okurum herhalde bir ara. (OKUMADI.) (Çünkü okuyacak çok kitabı var. Yani sıra gelmedi.) Okurum okuruum. (Okumayacak.) Vaktiniz varsa ve kısa, eğlenceli, biraz da merak uyandırıcı bir şeyler okumak istiyorsanız ideal, doğrusu eğer uzatılmış olsaydı ve novella değil, direkt novel olsaydı çok sevebileceğim bir alt yapıdaydı ama 60 sayfacık pek kesmedi. 

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder