12 Kasım 2014 Çarşamba

Adı: Sonsuz Aşk
Yazarı: P.C. Cast
Claudia Gray
Lili St. Crow
Rachel Caine
Nancy Holder
Heather Brewer
Jeri Smith-Ready
Yayınevi: Sonsuz Kitap
Sayfa Sayısı: 248
Goodreads Puanı: 3.84

Claudia Gray, çok satan Evernight serisi romanından Patrice'nin geçmişini ve İkinci Dünya Savaşı'nda ölümlü bir askerle olan ilişkisini araştırır.Lili St. Crow, bizi St. Mary's Katolik kolejine götürür. Burada sevgisiz bir kızın, en yakın arkadaşını öldürdüğüne inandığı erkekten bir türlü uzak duramayışına şahit oluruz.Wicked serisinin yazarı Nancy Holder, yüzyıllardır çok sevdiği Juliet'inin dönüşünü bekleyen ölümsüz bir Romeo ile, Romeo ve Juliet'i yeniden canlandırır.Heather Brewer, sevdiği erkekle kaçırılıp buz gibi bir bodrum katta kilitli halde uyanan ve isimlendirmeye bile cesaret edemediği bir canavarla karşılaşan genç bir kızın hikâyesini anlatır.Rachel Caine, çok satan kitabı Morganville Vampirleri serisinin son doğaüstü tehdidin, orada yaşayan insanların hayatlarına değil de Eve'ye ve Michael'ın aralarındaki bağa yönelik olduğu olaylarına döner. Ve Shade'in yazarı Jeri Smith-Ready, bizi vampirleri, ailesi ve hayalleri arasında kalmış bir kızı ve ona yardım etmek için her şeyini vermeye hazır bir oğlanı saklayan çingene topluluğuyla tanıştırır.

Sonsuz Aşk da ukitap’tan takasla edindiğim ve öyle yapmamış olsaydım, bir kitapçıya gidip de asla satın almayacağım, aynı zamanda adında “aşk” geçtiğinden Güz Okuma Şenliği 2014 için okuma listeme eklediğim ve sonunda “eminim bundan daha iyi kitaplar da bulabilirdim” sonucuna varmama neden olan bir kitaptı. Eğer bu kitabın yayınevi Pegasus olmuş olsaydı veya tıpkı bunun bir benzeri olan diğer kitap gibi – adını şu an hatırlayamamaktayım – orijinal kapağıyla basılmış olsaydı, bırakın listeme eklemeyi kitabın yakınından uzağından bile geçmezdim. İlk kitabı zamanında para verip satın almıştım ve hala pişmanım; ne kitabın içeriğini ne de hikayeleri hatırlayamıyor olmama karşın sevmediğimi hatırlayabilmekteyim.

Bunda da benzer bir ruh hali içerisinde olduğumdan, kitaba 1 verme isteğim son iki hikayeye gelene kadar şiddetle devam etmişti fakat son iki hikayede işler birazcık değişti: Rachel Caine’in Morganville Vampirleri serisi zamanında severek okuduğum ve Artemis kitaplarını geciktirene kadar takip ettiğim bir seriydi, sonra araya çok zaman ve yayınlanmayan kitaplar girdi, ben de biraz vampirlerden sıkılmıştım, öylece yollarımızı ayırdık denebilir. Son hikayenin yazarınıysa tanımıyordum fakat hikayesi, diğer hikayelerden daha iyiydi. Tabii genel olarak bakıldığında hiçbir hikayeyi (belki Rachel’ınki hariç) “iyi” diye tanımlamayı doğru bulmuyorum.

Şöyle ki, kitaptaki hikayelere “kötü” de diyemem çünkü pekala çeviri kurbanları olmuş olabilirler. Kapaktakinin aksine bu kitabı P.C. Cast yazmadı; lütfen isme aldanmayın. O sadece kitabın önsözünü yazdı ve sonra aradan çekildi; kitap, birçok yazarın hikayelerinin derlemesi niteliğinde ve aslında bilindik yazarlar da barındırıyor. Lili St. Crow, Tuhaf Melekler’in yazarı, Rachel Caine Morganville Vampirleri, diğerlerini tanımıyorum fakat büyük ihtimalle tanıyanlarınız vardır.

Çeviri kurbanı düşünceme gelirsek de, şöyle ki, kitaptaki çeviriyi hiçbir şekilde beğenmedim. Hikayelerin hepsi farklı biri tarafından çevrilmiş olsa bile, hepsinde benzer çevirisel sıkıntıları görmüş olmak canımı sıktı. Doğrusu, “hot” kelimesinin bir vampirden bahsederken “sıcak” diye çevrilmiş olmasıyla gözümden düştü kitap. Zaten çok güzel düşüncelerim olmadığından, iyice sıktı beni diyebiliriz. Vampir hikayeleriydi hepsi istisnasız fakat yazarlar “yaratıcı” olmaya çalışıp başaramamış gibiydiler. 

Kızın kaçırılıp öldürüldüğü hikayede arkadaşının Jack’e “çekildiğini” hissetmedim; sevgilisiyle yakalanıp incelenen kızın olduğu hikayedeyse çiftin – SPOILER! – bir vampir çift olduğunu son dakikaya kadar anlayamadım. Bu hikaye zaten tam bir fiyaskoydu. Yazar, sizin bir insan çiftten bahsedildiğini düşünmenizi sağlayıp çifti vampir yaparak şaşırtmak istemişti, fakat çiftin düşünceleri ve korkuları oldukça “insanvari” olduğundan vampir çıkmaları sadece saçma ve acemice geldi bana. Kız, sevgilisinin kanının emilmiş olmasından korkuyor, ölümden tırsıyor, ve sonra vampir çıkıyorlar? Açıkçası benim için inandırıcı değildi.

Diğer hikayeler ve hatalar hakkında bir şey söylemeyeceğim fakat kitabı okuduğum için az çok sevinebileceğim sadece iki hikaye vardı: Hırsız ve Drama Kraliçesinin Son Dansı. Bahsettiğim şu son iki hikaye. Hatalar barındırmayan, daha bir “düzgün” sayılabilecek iki hikaye. Onlarda bile sıkıntılar vardı elbette; mesela Hırsız’daki vampirlerin toplumdaki yerini pek anlayamıyordunuz. Yazar kurallar ve sonuçlarından bahsederek bunu sağlamlaştırmaya çalışmış ama pek başaramamış doğrusu; şu an bile biri bana sorsa, pek söyleyebileceğimi sanmıyorum.

Kesinlikle önermediğim bir kitap ve o bahsettiğim iki hikaye sayesinde 1 değil de, 2 veriyorum; çok bir farkı yok, ama emin olun benim için fark ediyor. Okumasaydım olurdu, hatta direkt elimi sürmeseydim çok daha mutlu olabilirdim. Kitaplığımın tenha bir köşesinde yer alacak, bu tür kitaplarla beraber mutsuz mutsuz orada takılacak bir kitap sanırım bu; ki böyle birkaç kitabım daha var… En azından para vermediğime seviniyorum. Kitabın güzel kapağına aldanmayın, kızın gözleri ve mavi saçlarına, bu oldukça gereksiz bir vampir hikaye derlemesi! Eminim daha iyilerini bulabilirsiniz.

1 yorum:

  1. Serinin ilk kitabının adı neydi ve üçüncü kitap çıktı mı?

    YanıtlaSil

http://athenaninguncesi.blogspot.com.tr/ Kunai