Yorum: Karanlık Yalanlar - Alessandra Torre


Adı: Karanlık Yalanlar
Orijinal Adı: Black Lies
Yazarı: Alessandra Torre
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Goodreads Puanı: 4.34
Seri: -
Puanım: 1/5


Bu bir aşk hikâyesi ama okuması kolay olanlardan değil...

Brant:
Yirminci yaş gününde bir teknoloji milyarderi oldu. Benimle üç yıldır beraber. Dört kere evlenme teklif etti. Dört kere reddedildi.

Lee:
Ev hanımlarıyla aşna fişne yapmadığı zamanlarda çim biçiyor. Elleri ve vücudunun diğer parçaları son derece yetenekli. Bilse de bilmese de, iki yıldır benim tarafımdan takip ediliyor.

Durmayın. Yargılayın beni. Benim aşkımın nelere yol açtığı hakkında en ufak bir fikriniz bile yok. Daha önce bu hikâyeyi duyduğunuzu düşünüyorsanız güvenin bana… duymadınız.



Sanırım yine genel beğeniye uymadığım bir kitapla karşı karşıyayız. Öncelikle belirteyim: Her ne kadar erotik kitaplara özel bir ilgim olmasa da, bu kitabı sevmeme nedenim kitabın erotik olması değildi.

- Sürekli anlatıcı değişiyordu. Bir yerde ana karakter olan Layana anlatırken, bir yerde kitap Brant'ten üçüncü şahısta bahsediyordu ve sonra bir yerde Brant birinci şahıstan anlatmaya başladı derken, kitabı anlatıcısı karıştı da karıştı. Anlatım açısından sabit bir şeyler olmasını tercih ederim şahsen. Eğer kitabı Brant ve Layana birlikte anlatacaksa, ya birinci şahıstan ve her bölümün başına karakter adı yazarak yapsınlar ya da üçüncü şahısla gidelim. Bu hem çok dağınıktı hem de rahatsız ediciydi.

- Karakterlerin hiçbirine sempati duymadım. Hiçbirine. Kitabın başladığı andan bittiği ana kadar sevdiğim ve umursadığım tek bir karakter olmadı, bu da kitabın ilgimi çekmesini epey zorlaştırdı tabii. Layana'nın çevirdiği dolaplar ya da Brant'ın sırrının neden böylesine korunduğu, hatta Jillian ve yaptıkları bile umurumda değildi.

- Brant'in sırrını kitabın ortasına gelmeden tahmin ettim. Kitap bunu açık açık söyleyene kadar elbette sadece bir tahminden ibaretti fakat o kadar erken bilmiş olmak, benim için sadece kitabın sıkıcılığını arttırdı. Bütün kitabı, zaten yarısına gelmeden fark ettiğim bir şeyin doğru olup olmadığını görmek adına okudum resmen. Doğru bildiğimi öğrendiğimde ise kitap bitmedi, hala bir şeyler anlatmaya devam ediyordu ve o yüzden o son kısımları okurken artık kitap bitsin diye resmen paragrafları atlaya atlaya okudum.

- Olay örgüsü yetersizdi. Kitap, Brant ve Layana'nın ya da Lee ve Layana'nın seks sahnelerinden, arada bir Brant'in şirketindeki sohbetlerden, Layana'nın iç sesinden mi ne oluşuyordu. Ya da en azından kitabı bitirdiğimde aklımda kalanlar bunlar sadece. Böyle dünyanın en ilginç, en heyecanlı olay örgüsünü elbette beklemiyordum ama... kitabın cidden tek ilgi çekici yanı olabilecek karakterlerini zaten sevmedim ve gizemli yanı olan sırrı da çok erkenden tahmin ettim. Olay örgüsü biraz da bana hitap etseydi keşke. AMA OLUR MU? OLMAZ. Neden olsun ki.

- Bu kadar sıkıldığım bir kitabı yine de başladığım gün bitirmiş olmam, bence kitabın anlatımının akıcı olmasına büyük bir kanıt. Ama sanırım kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumlu şey bu. Anlatımın akıcı olması.

- Birkaç sahnede güldüğüm oldu ama kitabı benim adıma daha çekilir kılacak kadar çok değildi. Yeterli gelmedi yani.

Kitabı sevmediğimi söylediğimde birkaç arkadaşım çok şaşırdı, "Acaba aynı kitaptan mı bahsediyoruz?" diye soranlar oldu fakat ne yapayım. Sevemedim. Sıkıldım. Bitirmek için sadece katlandım. Okumamış olsam pişman olmazdım. Eksikliğini çekeceğim bir kitap değildi. Höf.

Kitap eğer daha başarılı ve sağlam bir anlatıma sahip olsaydı ve ben de karakterleri umursamış olsaydım, o zaman bu yorum çok daha farklı olabilirdi. Konu ilginç, konu üzerine eklenen birkaç detay ilginç, ama bunların sonuçları anlaşılamaz bir şekilde sıkıcıydı.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder